EDİTÖR den...

Söz Orucu

Ali Haydar HAKSAL


İnsan nefsi sadece beden ile ilgili değil. Ruh ile beden bir bütün. Biri diğerinden ayırt edilemez. Ruhsuz beden, adı üzerinde ruhsuz. Bedensiz ruh ise bir soyutluk.

 

İnsandan sadır olan her güzellik en kısıtlanmış, en tasarruf edilmiş olandan doğar. Yaratılmış olan her nesneye hikmet gözüyle bakmak, sunulan şeylerin insan eli ve ruhuyla işlenmesi ve bir nesneye dönüşmesi de bir hikmet. Hikmetin kendisi bunda gizli, insanın kendi canı üzerindeki tasarrufu, denetim de bir kutsalı. Oruç, insan tekini kendisiyle denetleyen bir özgünlük. Kendisine hakim olması. Helal olan şeyler bile yasaklanır, kullanım hakkı bir süreliğine elinden alınır. Daha dün yediği içtiğini yiyemez, içemez. Tam bir ay. Bu, az bir zaman değil. Bir zaman sonra onu daha tadında, daha güzel ve daha lezzet ile kullanması da gerçeği.

 

Sözden ve yazıdan söz ediyoruz. Söz ve yazı orucundan. Fazlalıklar insan hayatında bir özgünlük değil. Sözün kalabalığından sakınılması istenir. Bir yazarın, bir düşünürün en büyük eseri en öz olanıdır. Bütün yaşamım adadığı eserlerinin içinde bir şah eser ortaya çıkarır. Bütün eserlerini bundan çoğaltır. Söz ve düşünce orucunda, damıtmasında gerçekleşen eser.

Büyük şairlerin en büyük eserleri bir şiirde odak ve doruk olur. Şairler o eserleriyle anımsanır ve anılırlar. Sözü en iyi kullanma gücü o şiirlerde belirir.

 

Büyük medeniyetler büyük ve Özlü düşüncenin ürünüdür. Süleymaniye, Selimiye, Sultanahmet birer tanedir. Bir ikizi daha yok. "Süleymaniye'de Bayram Sabahı" da öyle- Mesneviler çoktur, ama Mevlana hazretlerininki en başat olanı, Leyla ile Mecnun Fuzüli' de bulur kendini.

Yüzyılımız söz bulamacında, gürültüsünde, sıradanlığında. Sözü ayağa, bayağılığa düşürmeden dikkatli ve yerli yerinde tasarruf etmek. Tasarruf etmek de bunun karşılığı. Hayat, oruçta olduğu gibi fazlalık kaldırmaz. Hayatı damıtır, süzer ve ondan özgün bir ben çıkarır.

 

Söz ilahî olanı anmadıkça, ilahî olandan beslenmedikçe ve ilahî olana yönelmedikçe bu dünyada kalır. Onun ötesi yoktur, ötede yeri de yoktur. Yaratılan her nesneye ilahî bir göz aydınlığı ile bakılmadıkça onda derinlik olmaz. Büyük söz sahiplerinin sözleri bunun için hikmet yüklüdür.

 

Sözü dolandırmak neye yarar?

 

İnsanın bedenine ruhuna ve ondan sadır olana doğrudan hükmeden bir ibadettir oruç. Salt cinsel olana, mideye ait olana hükmetmek değil. Dile, göze, kalbe ve ruha da hitap eder. Söz örücünün anlamı budur.

 

Büyük veliler; büyük konuşma, yerli yerinde konuş, söz israfından kaçın uyansında bulunur. Onları büyük kılan da özlü ve yerli yerinde olan sözleridir.

 

Söz ayağa düşmeye görsün. Sahibini de ayağa düşürür. Söz yüceldikçe sözün sahibi de yücelir.

 

Söz de, yazı da terbiye gerektirir. Oruç terbiyesi ve disiplini. Bir cümle çok şeyi özetler. Atasözleri, deyimler, beyitler, özlü sözler gibi. Denizler; binlerce canlı cansız varlığı içinde barındırırlar. İnci de bu varlıklar içinde bir varlık. Ama o, incidir. Hakiki altın bir değerdir, anlamsız varlıklar içinde o değerini yitirmez, inci ve altın değerinde olan söz, yazı çağın bulamacında asla yitmez. Onlar hakiki yerlerini alırlar.

 

Kalıcı söz güzel ve Özlü olanıdır.

Yedi iklim...

 

« Geri


Bu Site Yedi İklim Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır