|
 |
Şairler
şiirlerini kulis
yaparak kabul
ettirebilirler
mi? Günümüz
edebiyat
dünyasında sıkça
rastladığımız
bir durum; kulis
yapmak. İki, üç
veya dört kişi
bir araya gelip
yanlarına bir
grup genç alarak
dergi
çıkarmakta,
Çıkardıkları
dergi ile Türk
şiirine bir
katkı yapma veya
bir açılım
sağlama derdi mi
var bu
arkadaşların? Ya
da dünyadaki
'Örüntülü
kötü'den bizar
olup bir tepki
mi veriyorlar?
Dahası sosyal
yasamdaki
iğrençliklerden
insan (birey) ve
insanlık
(toplum) adına
rahatsız mı
oluyorlar?
Hayır. Çünkü
makam mansıp
sahibi, en az
öğretmen (devlet
memuru
anlamında),
keyifleri
yerinde; bir
sıkıntıları,
dertleri,
üzüntüleri yok
bu arkadaşların.
Bence bu
arkadaşların
amacı;
yazdıkları ürüne
güvenemedikleri
için etrafına
şakşakçı gençler
toplayıp tanım
gereği
şiirlerinin
pohpohunu
yaptırtmak.
Kendini
övdürmekten
başka gayeleri
yok.
Peki, üslupsuz
şiirlerin böyle
kulis yapılarak
okutulması
mümkün mü?
Kulisçiler
etrafına yani
tanıdık ve
sürekli
görüştükleri
arkadaşlarına
okutturabilirler
bu şekilde, ama
asıl okuyucuya
okutturabilir
mi?
Okutturamazlar,
Örneğin ben
Sezai Karakoç
şiiriyle
karşılaştığımda,
bu şiiri
pohpohlayan bir
yazı
okumamıştım.
Özgün. Türk
şiirine yeni bir
dünya getiren
şiirlerdi. Beni
etkilemişti.
Burada bir
parantez açalım:
bir şairin şiiri
üzerine güzel
bir
değerlendirme,
analiz etme ve
gerçek anlamda
eleştiri yapma
gibi görevler
üstlenmiş
yazılan ve
yazarlarım
istisna
tutuyorum. Bu
yazıları
yazanlar
yazdıkları şairi
genellikle
şahsen
tanımazlar.
Herhangi bir
çıkar ilişkileri
de yoktur. Bir
"kötülük
dayanışması"
içinde
değildirler.
Parantezi
kapatalım...
|