OSMAN KONUK'UN PARODİ / PASTİŞ  ŞİİRİ


ZAFER ACAR


Çoğunlukla iyi şairler edebiyat ortamındaki kirlilikten kaçarcasına ya şiiri erken bırakıyor ya da şiire ara veriyor. Modernizmle başlayan bir bencilik huyu, gruplaşmalardan çeteleşmeye varan bir hakikatsizlik, kendi dışındaki "iyi"ye kör ve sağır olma durumu kirlenmeye örnek. Herkes kendine sormalı; Biz bu kiri gidermekte miyiz, yoksa bu kire eklenmekte mi?

 

Osman Konuk, bu söylediklerimizi muhakkak hissetmiştir, fakat o, soluklanmak için şiire ara vermişe benziyor, çünkü eskisinden daha güçlü bir şiirle dönüş yaptı. Şiirindeki ustalık, onun, sessizlik döneminde şiirden kopmadığının ve şiiri baş uçunda tuttuğunun bir göstergesi, Yirmili yaşların başlarında ilk kitabı "Seni Yalnız Ben Anlarım" [1982] ile okuyucu karşına çıkan sair, uzun bir aradan sonra bütün şiirlerini topladığı "Tehlikeli Belki" yle (2006) okurunu yeniden selamladı. Şair her ne kadar etkili bir şiirle dönüş yapmışsa da, ara vermişliği, iyi şiir adına bir kayıp. O, yalnızca 36 şiiriyle değil; belki de daha yetkin onlarcasıyla kendinden söz ettirecek, şiire karşı yeteneğinin hakkını ödemiş olacaktı.

 

Osman Konuk, şiirini, sınırları iyi belirlenmiş bir ironiyle özdeşleştirmiş görünüyor, Orhan Veli mizacındaki şairleri ciddiyete davet eden, insanı kahkahalara boğmayıp gülümseterek düşünmelerin İçine salan bir ironisi var onun: "şairleri öldürsek ne iyi olur / sade ve aptal görünürüz belki birazcık." (masal, 43) Bu açıdan Osman Konuk'un şiirleri bana Novalis'in su sözünü hatırlattı: "Ciddiyet eğlenceli, nükte ise ciddi olmak durumunda." (s.29) İroni, artık yapacak bir şeyin kalmadığı anda sözün ve hüznün en sivri yerinde belirir, muhatabım hedefe en kestirme yoldan götürür. Bunu başarmak öyle kolay değil...

                                                

 

| Devamı Yedi İklim Dergisi'nde |

« Geri


Bu Site Yedi İklim Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır