|
 |
Hayatın bereketi, güzelliği, içliliği onun
içindeki
anlam ile belirir.
Doğadaki her oluşta bir hikmet vardır. Hiçbir
şey nedensiz değildir. Nedensizlik, sıradanlık, boşluk, amaçsızlık da hayatın ve olusun bir gerçeği.
Gerçekler bir bütündür. Eksiği
fazlası, güzeli çirkini, iyisi
kötüsüyle. Olumsuzladıklarımızın tamamının gereksizliğinden
söz etmiyoruz. Çünkü her şey dengeler üzerine
kuruludur, iyidir. Gerçekler sadece bir
gerçek olarak vardırlar. Olumlu ile olumsuzlar
birbirini dengeliyor. Birinin yokluğu
diğerinin yokluğudur.
Biri baslar diğeri biter.
Niçin edebiyat ve niçin onu bu
kadar önemsiyoruz. Osmanlı Devleti ve medeniyeti
mükemmele olan yürüyüşünde bir doruk oluşturdu. Unsurlar birbirini yüceltti, birbirini
bütünledi ve birbirini
belirledi. Bir sultanın seslenişindeki dil nezaheti,
üslup güzelliği, söyleyiş titizliği bir güce dayanır. Ve bir güçten söz
ediyoruz. Kimi sultanların celadetindeki
kükreyişte bile bunu hissederiz. Hem
sair
hem
sultan olmak, hem sair, hem
musikişinas,
hem sultan olmak bir hünerdir.
Hüner
hem zarafet, hem bilgelik, hem
içlilik
gerektirir. Hüner sahibi olmak için
soyluluk
gerekir. Sairi olmayan bir millet, millet değildir.
Şiiri olmayanlar millet de, devlet de olamıyorlar.
Farkında olunsun ya da olunmasın tasavvuf terbiyesi
ve edebi zengin bir ruh içerir.
Edebiyat bir terbiye disiplinidir. Sıradanlığı,
aylaklığı, absürtlüğü, avareliği, hiçliği ve boşluğu
asma disiplini. Beynin
süzgeci bilinçtir. Bilinç, his ve
gerçeklik. Akıl ile kalbin
buluşmasındaki
hissediş insanı anlamlı bir yolculuğa çıkarır, O zaman kalbin aklı bir yücelik
yoluna girer, Aklın
kalbi olmayınca,
tek başına
bırakıldığında, katılaşır, zalimleşir, kendine bile kıyar. Akıl, kalp
buluşmasında birden durum değişir.
Kalbi ve aklı besleyen ruha,
oluşa olan yolculukta
edebiyat yoldaşlığı önemli. Akıl kalp
dengesinden söze diyoruz. Birinin diğersizliği
insanın felaketi.
Ruhu olan bir edebiyat. Her milletin kendi ruhundan doğma bir edebiyatı var, Metafiziksiz bir
edebiyattan söz etmiyoruz. Yeryüzünün büyük şairleri metafizik
ruh sahibidir. Büyük şairlerin
tamamına
bakıldığında az ya da çok
bu
görülür.
Edebiyatımızın büyüklüğünün nedeni budur, Bu
topraklarda oluşan edebiyatın ruhunda ve özünde bu
damar mutlaka vardır, Söylencelerinde, masallarında,
Öykülerinde, şiirlerinde, romanlarında. Bunu
hissetmediğimizde o olusun bir anlam içermediği
hemen fark edilir. Bu topraklarda yetişip kendilerim
bu ruha ait saymayanlar şairliklerim bu topraklara
ve bu ruha
borçludurlar.
Hayatın doğasında bilinçli yürüyüş insana haz verir,
insanı ister istemez seçkin kılar. Seçkinlik bir
seçilmişlik değildir. Bilinç ile azmin buluşmasında yol yürüyüşü nedenli olur. Nedenlilik
anlamlılıktır.
Edebiyat ve sanat hem anlam, hem
nedenlilik, hem var olma edimi. Günümüz yaşayışında,
her şeyde olduğu gibi, edebiyat ve sanat hayatın özü
olmaktan çıkarılıp araçlaştırıldığında bir
kekrelik olur. Reklamlardaki dil
edebiyattan beslenir. O, hiçbir
zaman edebiyat değildir.
Onda bir kişilik
varlığından söz
edilemez. Orada edebiyat karmaşanın ve
çıkarın kurbanı olur, Ondan hiçbir şey çıkarsanamaz ve elde
edilemez. Edebiyat ve sanat orada sadece bir araç
olarak kullanılır.
Edebiyat soylu ve bilinçli yürüyüş.
Yedi iklim...
|