|
Canın nasıl ki
damarları var,
şiire de damar
gerekir. Damarı
olsun ki kanın
dolaşımı
sağlanmış olsun.
Can nasıl ki
hayatiyetini
kanıyla bir
tutuyorsa,
şiirin de şiir
olmasına
gereksinim
duyulan
sözcüklerin
rahatça
sokulabileceği
bir alan bir
bünye olmalıdır.
Bu mısradır. Bu
mısra olmalıdır.
Sözcüklerin
birbirlerine
kavuşma
noktasıdır
mısra. Çünkü
şiire mısra ile
başlanır. "Mısra
şiirin
haysiyetidir."
Eskiler 'mısra'
diyorlardı
şimdikiler
'dize' diyorlar.
En başta şiirin
dizeye
gereksinimi var.
Bizatihi şiir
dizelerden
meydana gelir.
Dizesi kuvvetli
şiirler kalıcı
şiirlerdir.
Şiirin ruhu,
canı, kanı
imgedir. İmge
hayallere düşmüş
kıpırtılardır.
Denize düşen
yağmur damlaları
gibi. Suya düşen
yağmur
damlacıkları bir
araya toplanır
imge olurlar,
imge yağmur
tanecikleri gibi
yere düşer bir
araya gelir su
olur, dere olur,
ırmağa
karışırlar
denizlere doğru
akarlar ve deniz
içinde deniz
olurlar. Toprağa
yürürler toprağı
yeşertirler.
Bağ, bahçe ve
envai türlü
bitkiye can
olurlar.
Yani şiirde
imgenin görevi
böyledir,
İmgesiz şiirler
kuru bir ağaca
benzer.
|