YARA

SERDAR AKDAĞ


Bu kesif yaranın karanlığını

Tanrının sesiyle işli bir anıt sanırdım

Sanırdım ki kan, güllerin remzidir Allah'a aktığı

Nehri sebile kesmiş bir bildiridir saf yürek

Boşluğun şavkıdığı sonsuz bir kalp atımı

 

Ölümü ve dirimi sonsuzca tüketerek

Gülünç ve kirli bir zamanın mezarlığını suladım.

 

Bir yarayı ağırladım uçsuz ve diri bunu ben bilirim

Hiçliğin burcuna çekili soykadır tenim bunu da bilirim

Teslimiyetin kalesinde yenik başlanmış bir cengi devam ettiririm

Kimsenin savaşı kendinde başlamaz/ tevhit bir pusattır çetin

Kendini yaralayabilenlerin eskittiği, yaralanmazlardan budur iğrentim

 

 

| Devamı Yedi İklim Dergisi'nde |

« Geri


Bu Site Yedi İklim Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır