|
 |
Necip Fazıl
şiiri, sanatı ve
düşüncesiyle bir
bütündür. Bu,
bütün yaşamı
boyunca etkisini
ve varlığını
sürdürür. Onu
dönemlere bölmek
ne kadar
doğrudur, buna
bakmak gerekir.
Ondaki metafizik
ürperti, gerilim
çocukluğundan
itibaren
belirir, kimi
imgelerle ile
bu, bir
leitmotiv'e
dönüşür. Necip
Fazıl
bütünlüğünü göz
önünde
bulundurarak
1931 öncesi
şiirinin
üzerinde
duracağız. Bunun
için de 1932
tarihli Ben ve
Ötesi kitabından
yola çıkacağız,
şiirlerinin İlk
hali ve ilk
dönemim merkez
alacağız. Üstat
Necip Fazıl, ilk
baskı
kitabındaki kimi
şiirlerini
sonraki
baskılarda
çıkarmış,
birçoğunun
üzerinde
değişiklikler
yapmış. Hatta
kimi şiirlerini
kitabına
almadığı gibi
reddetmiş.
Şiirlerinin son
halinin ölçü
alınmamasını da
önermiş. Buna
rağmen, Üstad'a
olan
bağlılığımız ve
sadakatimize
rağmen,
ruhaniyetine
sığınarak ilk
dönem
şiirlerinden
yola çıkarak
önemli bir
yanlış
algılamayı,
ileri sürülen
yanlış tezleri
gidermeyi
amaçlıyoruz.
Necip Fazıl'ın
en önemli
yönlerinden biri
hayat ve
sanatındaki
bütünselliğidir.
Bazı durumlar
onda
belirleyicidir.
Bu anları
bilmeden, ya da
atlayarak konuyu
kavramada
zorlanılır.
Kardeşi
Selma'nın ölümü,
dedesinin ölümü,
babasının evini
terk etmesi ve
ilgisizliği,
sorumsuzluğu,
annesinin
böylesi bir
durumdaki
çaresizliği ve
mazlumluğu, çok
odalı bir
köşkteki evin
çocuk Necip
Fazıl üzerindeki
etkileri...
Bunların
getirdiği
metafizik
ürperti
hayatinin
bütününe yayılır
ve bu onunu
ruhunda derin
etkiler
uyandırır,
titreşimler
olarak dışa
vurur.
Şiirlerine konu
olan, ana
başlıklar
halinde beliren
imgeler de bunu
gösterir...
|