KARTAL TİBET VE ÖMER LÜTFÜ METE' YE GÖRE YEÇİLÇAM

Fatma KORKUTATA


Kim bilir hangi mevsimde dile gelmiştir hüzün?.. Belki de sarı solgun meyali, renklerin o en hazin yüzüyle birden gülümseyivermiştir şirin ve bir o kadar edalı penceresinden Yeşilçam bizlere... Özlenen bir Sonbahar'da merhaba deyivermiştir hayatımıza dalışların en içten haliyle dalıp, kimbilir...

 

Görmek istediğimiz haliyle bakarız ya, hani aynaya yansıyan hüznün yüzüne... işte o misal... Bizse onun, o hüzün dolu yüzünde görmüşüzdür belki; masum bir çocuğun yüreğini, yaşamın zorluğunun yıllarla kurduğu dostluğa şahit olup çizgili yüzlerdeki manasını çoktan kavramışızdır artık... Bu vakit, bu zamanda...

 

Bir efsane...

 

Bir Nostaljidir tutturuvermişizdir ki bu inadımız bir hayli yerinde olmuştur; nitekim hep Yeşilçam'dan evimize doğan güneşi izlemekle geçen çocukluğunuz söylemiştir bunu bizlere...

 

O güneş ki, doksan yılı aşkındır, aklımızda kalan o sımsıcak “Nostaljik Kareler” de bize her zaman gülümsemeyi ihmal, etmemiştir; kendine has küçük ama yüreği engin penceresinden..

 

 

| Devamı Yedi İklim Dergisi'nde |

« Geri

 


Bu Site Yedi İklim Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır