DOSTOYEVSKİ' DE OSMANLI, İSLAM VE TÜRK KAVRAMLARI -I-

Ali Haydar HAKSAL


Dostoyevski okurları olarak, 1970'li öğrencilik yıllarımızda bizleri mutlandıran ve heyecanlandıran yanları olmuştur. Dostoyevski sever ve hayranı olarak romanlarına, öykülerine ve ona ait her metne dadandığımız yıllarda dikkatimizi çeken Müslümanlara olan bakışı, Romanlarında kimi zaman "Türkler" den söz eder. Bir iki cümleyle ya da paragrafla geçer. Bunlar çok da belirgin değil. Ancak dikkatimizi çeken ve bizi daha da yakınlaştıran Ölü Bir Evden Hatıralar'ında hapishane arkadaşı Ali'den sevgiyle söz edişi. Ona olan yaklaşımı oldukça nesnel ve sıcak. Bu yaklaşım onu daha çok sevmemize nedendi. Elbette bir sanatçının eserini okurken ondan haz alır, besleniriz ya da okumuş oluruz. Bunların her birinin bir karşılığı bulunur.

 

Dostoyevski'nin iyi bir Hıristiyan ve Ortodoks olduğunu biliyoruz. Sibirya sürgünü sonrası eserlerinde bu çok daha belirgin. Rus insanı Önceliklidir onda. Ortodoks Hıristiyanlar dışında başka ırk ve dinlerden de söz eder. Ortodokslar asıl Hıristiyanlardır onun gözünde, Katolikleri nerdeyse Hıristiyan bile kabul etmez. Onlara çok ağır eleştiriler getirir, hatta onları kafir olarak niteler. En ağır eleştirdiği ve hedef aldığı bir millet Yahudilerdir. Onlara karşı çok daha acımasızdır. Eserlerinde olumsuzlanırlar. Müslümanlara olan yaklaşımım biz eserlerine serpiştirilmiş ara cümleler, keskin bakışlardan yer yer olumsuz tutumunu biliyorduk. Bir yazarın, düşünürün, sanatçının bir başka millete olan bakışındaki nesnellik yaklaşımından belli olur. Kimi eserler vardır ki sanatçının dünyasını, aradığımız anlamda ele vermeyebilir.

 

 

| Devamı Yedi İklim Dergisi'nde |

« Geri

 


Bu Site Yedi İklim Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır