BİR ŞİİRİN HÜZNÜYLE ERDEM BEYAZIT'I OKUMA DENEMESİ
Mehmet Ragıp Karcı


Bir yanda kar gibi serin ve serazad bir ruh; bir yanda bir yanardağ gibi her an parlamaya hazır bir yürek. Erdem Beyazıt'ın kelimelerinde bir yangın gibi kendi küllerinden yeniden alevlenen ruh birden yine kendi tezadına bürünüverir. Bu tezad hali sairlerde fıtrî olmakla birlikte, bir vicdanî temelden beslenmedikçe bir nimet olarak ihsan ediliş gayesine hizmet etmez. Şiirin muhtaç olduğu nimet fitraten ihsan edilir; ancak vicdan sairin kendi kalbiyle kazanılır. Çünkü yaratıcının bize bir arada duyurduğu sıfatları Rahîm ve Kahhar, Evvel ve Ahir ve b.g. asıl ismindeki kuşatıcı merhametten ayrı bir vasıf belirtmez. Günah ve tövbe arasındaki mesafe şairin: 

 

"Anlamadım bu feleğin işini / Ben sağa zorlarım sola çevrilir" dediği gibi ilahî rahmet İnsanlar ne kadar günaha çevrilseler de hep merhamet tarafına çeker.

 

Erdem Beyazıt'ta görünen tezad bu cinsten bir tezattır. Bunları O'nu yakından tanımamı sağlayan bir olayı hatırlayarak yazıyorum. 1967/68 ders yılının ortalarıydı. D,T.C. Fakültesinin önünde simit satan dokuz on yaşlarında bir çocuğun simitleri zabıtalar tarafından tablasıyla birlikte çimlerin üzerine dağıtılmıştı. Çocuk simitlerim toparlamaya çalışırken zabıta da çocuğu Belediyenin arabasına bindirmeye çalışıyordu. O anda nasıl olduysa iri yan biri zabıtanın karşısına dikildi ve çocuğu bırakmasını söyledi. Ellerinde yerden topladığı simitler vardı. Sonrasını pek hatırlamıyorum.

 

 

| Devamı Yedi İklim Dergisi'nde |

« Geri

 


Bu Site Yedi İklim Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır