EDİTÖR DEN

Yağmura Son Dua

Ali Haydar HAKSAL


Dualar kuraklıklar için. Sevgisizlik, aşksızlık, kurumuşluk, katılaşmışlık, yağmursuzluk, karsızlık, bereketsizlik, şiirsizlik,, öyküsüzlük, romansızlık, edebiyatsızlık, duyarsızlık, körlük, bilinçsizlik, vurdumduymazlık, nemelazımcılık, muradsızlık hasılı insaniyetsizlik için... Galiba bir çağın tanımından geçtik. Farkında olmadan bir şeyleri tanımladık.

 

Olumsuzluğun bütün katmanlarına dua gerek. Makama erişmek için gözyaşı ve içtenlik dolu bir yakarış gerek. İnsanın insandan umudunu kestiği bir zamanda son çaredir dua. Günahlar işlenir, felaketler eşiğe dayanır, kapılar kapanır, onulmaz yaralar açılır, zifiri karanlıklar basar, ruha bunalımlar abanır, soluk alınamaz olur. İşte o zaman bir kapıya, bir yola, bir rehbere, bir ışığa yönelinir.

 

İnsanın kendinden umudu kesilince, yüzü tutmayınca, kalbi daralınca, gönlü dumura uğrayınca, ruhu karanlığında boğulunca tutunduğu dal; artık son umuttur, son çare.

Duasızlık kapılarımızı tuttu. Ölüm ötesi bir ölümdür yaşanan. Ölümlerin ölümlere ulandığı ve ölümün de anlam yitirdiği bir yüzyılın karabasanına dua. Sözlerin ölümden daha vurucu, daha çarpıcı, daha sarsıcı ve yok ediciliğinde göz pınarlarımızın söz dinlemezliğindeki duyarlığa dua.

 

Ruh ölmez, gönül ölmez, sevda ölmez, aşk ölmez... Ölen ölür, giden gider, kalan olmaz, zaman bir yerde durur... Duruş anma dua, geliş anma dua, var olma anma dua, bilinç ve güzelliklere dua, ölüm anma dua, gidiş anma dua, öteler ötesine dua. Ölmezliklerin sarnıcında akan sese, şırıltıya, duruluğa eşlik eden dua...

 

Aşksızlık inşanın ruhunu sam yeli gibi kasıp kavurunca, gözü, gönlü ve kalbi artık hiçbir şey hissetmeyince, ruhunun damarlarında yol alacak bir ses beklenir. Bu ses, şiir midir, sanatın som halindeki bir dokunuşu mu, bir titreyiş mi, öykünün ritmik akışındaki duruluk mu, gözü büyüleyen güzellik mi? Kalemin mürekkebinden, kurşunundan, bilgisayarların tuşlarındaki tıkırtılardan ruha akan ritmik ses mi?

 

Bir serinlik akar Büyük Sahra'nın kavuruculuğunda, bir sıcaklık akar Erzurum'un eksi kırkında, bir ışık düşer zifiri karanlıkta, bir yalnızlık giderilir şiirin ruh damarlarından. Duadır bu. Işık duadır, sevgi dua, aşk dua, ölüm dua, ılıklık dua, serinlik dua, duruluk, hoşluk, ritim, çiçekler, güller dua. Dua duadır.

 

Bir kadının mahremiyeti, edebi ve dudaklarım örten tebessümü, beyaz yazması dua...

Birerin gözlerim' kendinden kaçırması, mahcubiyeti dua...

 

Ses yağmurdan öte, kardan ak, buluttan hafif, sudan duru, sevgiden ve sevinçten daha nahif. Duadan öte dua. Hep bir yere, bir ana, bir zamana ve bir bire dua.

 

Edebiyat duadır..

 

| Devamı Yedi İklim Dergisi'nde |

« Geri

 


Bu Site Yedi İklim Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır